![]() |
|
|||||||
| Fun Club & Birlikler Burada grubunuzu ve birliğinizi oluşturabilirsiniz. |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Rock & Metal Fan Clup
:punk:---ROCK & METAL FAN CLUB---:punk:
rock tarihi rock and roll da denen rock muzigi 1950’lerde abd’de ortaya cikti ve kisa surede butun dunyaya yayildi. baslangicta basit bir tarzdi. dansa yonelik ritimler vurgulaniyor, siradan melodiler ve armoniler kullanilarak genclik aski, ergenlik gerilimleri veya otomobil meraki gibi donemin dinleyicisinin ilgisini ceken sozler uzerine besteleniyordu. sonra daha karmasik bir yapiya yoneldi, uluslararasi bir kabul gordu ve buyuk bir cesitliligi birlige kavusturan kulturel bir ifade tarzi olarak kendini kabul ettirdi. kokeninde blues’dan alinan ve dansa davet eden beat sallanimi vardir. amerikali zencilerin dini sarkisi gospel’de ki trans, onun din disi olan rhythm and blues’u besledi. rock un bilesimine amerikan sahne gosterileri, country music ve folk song da katildi. sinirlarinin baska turlere acik olmasi, cesitli etkileri bunyesinde eritebilmesi ve toplumsal gerceklerle olan baglantisi bu muzige birlik kazandiran ozellikler oldu. anahtar motif genclik ve teknolojidir. ilk genclik caginin kararsizliklari, siyasi ve ahlaki baskaldirilar onda ifadesini bulmaktadir. piriltilar sacan, ölümün veya karanligin etrafinda gezinen, elektronikten yararlanan rock, giderek klasiklesti. rock muziginin sanat niteligi artarken, dans muzigi niteligi geriledi. öte yandan bu muzigin sokaktan kopmaya baslamasi ve dunyayi saran ekonomik bunalima karsi duyulan tepki punk akimini dogurdu. 1980’lerde punk akimi yerini post punk’a birakirken, rockta daha toplumsal bir nitelik tasiyan ofke ve siddet, heavy metal’de bir amaca yoneldi. 1985’te afrika’da aclik ceken insanlara yardim saglamak icin duzenlene “live aid” konserleri, rock muzikcilerinin yeniden politiklesmesinin baslangici oldu. uluslararasi af orgutu’nun duzenledigi konserlere sting, tracy chapman, peter gabriel ve bruce springsteen gibi unlu muzikciler katildi. 1980’lerin sonuna dogru deep purple, jethro tull ve yes gibi 1970’lerin buyuk topluluklari yeniden kuruldu. gene bu yillarda afrika, brezilya ve arabistan kokenli muziklerin kullanilmasi ethno rock kavraminin dogmasina neden oldu. rock parcalarini seslendiren muzikcilerin rol aldigi video klipler yeni sarkilarin tanitiminda onemli rol oynamaya basladi. hic kuskusuz ilk akla gelen isim elvis presley. blues ritimlerini, dudaklarini erkekce kivirip, kalcasini sallayisiyla tamamlayip coskuyla seslendirmesi onu rockun efsane kisisi yapti. genc amerikalilar onun enerjiyi serbest birakan canliligini seviyordu. ana-babalarsa onu “kucuk seytan” diye adlandirdilar. kalca sallayisi nedeniyle tv’lerde hep belden yukarisi gosterildi. dis gorunusuyle goz kamastirmaya devam eden ve amerikalilarca el ustunde tutulan bu efsane sanatci 1977’de, daha 42 yasindayken yasamini yitirdi. rock topluluklarinin en onemlisi ise hic kuskusuz the beatles’tir. avrupali olmalarina ragmen onlar da amerikan rockunu temsil ettiler, rocku yumusattilar ve bu muzigi baskaldiran gencligin duygularina actilar. grup 1969’da dagildi. grubun lideri john lennon (1940-1980) new york’ta bir akil hastasi tarafindan vurularak olduruldu. rolling stones 1962’de ingiltere’de ortaya cikan baska bir rock grubudur. bu grup rock tarihinin donum noktalarindan biri ve belkemigidir denebilir. rock muziginin en son ve en cilgin temsilcisi ise 1980’lerde parlayan michael jackson’dir. ayni zamanda cok iyi bir dansci olan zenci sanatci, dunya capinda bir star haline geldi ve konserlerinde gencligi costurmaya devam etti. acdc: 1974’te angus young’in (1959) kurdugu avustralyali hard rock grubu. the animals: ingiliz blues rock’inin temsilcisi eric burdon (1941) tarafindan, 1964’te kurulan grup. (house of the rising sun) the beatles (ingiltere, 1962): john lennon, paul mccartney, george harrison, ringo star. cesitli kaynaklardan (rock and roll, varyete muzigi, rhythm and blues, elektronik muzik, hint muzigi) beslenerek pop muziginin ilk temsilcileri arasinda yer aldilar ve dunya caginda ses verdiler. chuck berry (abd, 1931): blues geleneginden etkilenerek yeni bir elektrikli gitar calma uslubu gelistirdi; 50’li yillarin sonunda rock dunyasina girdi. ornek yuruyusunu (duck walk) taklit ederek gelistirdigi sahne gosterisiyle, enerjisini karsisindakine aktarirdi (may bellene, johnny b. goode, carol). the byrds (abd, 1964): bu grup, dylan’in parcalarini tekrar ele alarak california rock’ini yaratirken, hippy’lerin uyusturucu duskunlugunu yayginlastirdi (turn turn turn! ). eric clapton (ingiltere, 1945) rock’a ozgu gitar uslubunu ilk ortaya koyan sanatci. bircok grup kurdu: cream, blind faith, derek and the dom, nos. “tanri” lakabiyla anildi (cream, whells of fire). clash (ingiltere, 1977): punk kusaginin taptigi grup: joe strummer, mick jones, paul simonon, topper headon. clash, rock and roll’un onculerindeki enerjiyi yeniden yakalayabildigi gibi baskaldirisini reggae motifleriyle susledi (sandinista). eddie cochran (1938): rock and roll’un onculerinden. bu turun repertuarinin onemli bir bolumunu hazirladi (somethin’else, c’mon, everybody, summertime blues). deep purple (abd, 1968): hard rock turunun oncusu olan grup. ayrica, royal philarmonic orchestra’yla da calismalari vardir (in rock). dire straits (ingiltere, 1978): gitarci mark knopfler’in yonetiminde daha yumusak ve hos bir rock yapan grup (sultans of swing). fats domino (abd, 1928): new orleans asilli zenci piyanist. rock’a bu kentin havasini getirdi (blueberry hill, i m walking). the doors (abd, 1967): yetenekli yazar, sarkici ve sahne ustasi jim morrison sayesinde rock muzige siirselligin kapilarini acan efsanevi california grubu. robbie krieger, r manzarek, john densmore. (strange days, l. a. woman). hallyday (fransa, 1943): rock ve rhythm and blues turlerini fransa’ya getiren sarkici. eserlerinin hepsi ayni degerde degildir. ama bazi parcalari, rock tarihinde yerini almistir (noir c’est noir, la musique que j’aime, rock and roll attitude). led zeppelin (ingiltere, 1968): gitarci jimmy page ve sarkici robert plant’in yonettigi grup. hard rock’in ilk sekli; sertligin, inceligi, zarafeti golgelemedigi bir muzik (whole lota love, stairway to heaven). jerry lee lewis (abd, 1935): boogie wroogie cizgisinde piyanist. rock and roll’un kurallarini belirledi (whole lota shakin’on, good golly miss molly). bob marley (jamaika, 1944): reggae’nin agababasi. kucucuk bir adanin muzigini tum dunyaya kabul ettirmeyi basardi. 1974’ten itibaren wailer grubu ile, daha sonra tek basina muzik yapti. ucuncu dunyanin elektronik muzikle tanismasini sagladi (catch a fire, babylon by bus). john mayall (ingiltere, 1934) : bir cok alet calabilen sarkici. ingiliz blues rock’inin yaraticisi. onun bluesbreakers grubunda sirasiyla j. mcvie (fleetwood mac), e. clapton, j. bruce, m. taylor caldilar (bare wires). muddy waters (asil adi mckinley morganfield) (abd, 1915-1984) : guney’de dogdu ve 1940’larda chicago’ya gitti. o donemde orada olusan modern blues (elektrikli gitar, armonika ve puruzlu ses), canliligini ve coskusunu rock’a verdi. lakabi “bulanik sular” anlamina gelir (hoochie coochie man, the blues had a baby and they named ıt rock and roll). randy newman (abd, 1943) : entellektuel bir rock’ci, sert ve tehlikeli guftelerin yazari, uyusuk bir yorumcu ve becerikli bir muzikci. dar bir cevrenin takdirini kazandi (sail away). pink floyd (ingiltere, 1966) : “ucuk muzigin en onemli grubu. 1968’de sahneyi birakan syd barrett tarafindan kuruldu. gruba daha sonra david gilmour (1946, gitarci), roger waters (1946, gitarci), rick wright (1945, klavye), nick mason da (1945, davulcu) katildi. teknolojinin tum olanaklarindan yararlanan pink floyd’un “ses ve isik” gosterileri, toren atmosferini yerlestirdi. en onemli ve en uzun omurlu uluslararasi gruplardan biridir (dark side of the moon, wish you were here). police (ingiltere, 1978) : new wave kusaginin grubu. sting (1951) tarafindan yonlendirildi. daha onceki gruplarin rhythm and blues’dan etkilendigi gibi, bu grup da reggae’den etkilendi (outlandos d’amour). elvis presley (abd, 1935-1977) : the king, kral. blues ritimlerini, kendinden gecisleri ve coskuyu yakalamasaydi; “nedensiz baskaldirilarin isteklerini kanalize etmeseydi; 1956’da heartbreak hotel adli plagi doldurmasaydi; kalca sallayisi, sarkik alt dudagi ve deri pantolonuyla ana-babalari sarsmasaydi, asla yuzyilin efsanevi kisilerinden biri olamazdi. ama o bir efsanedir (elvis forever). prince (asil adi roger nelson) (abd, 1958) : tam bir profesyonel olan bu genc zenci sarkici, funk akimina gercek boyutlarini kazandirdi. gucunu, yaraticiligindan alir (purple rain, sing of the times). rolling stones (ingiltere, 1962) : mick jagger (1943), brian jones (1942-1969), keith richard (1943), bill wyman (1936) ve charlie watts (1941), chicago blues’larini, chuck berry ve bo diddley’, cok seviyorlardi. bunlari yaymak icin bir araya geldiler. parlak bir sanat hayati, dev konserler, saibeli bir sohret. 1969’da aralarindan birini (brian jones) kaybedince, mick taylor’i sonra da ron wood’u aldilar. bu grup, rock tarihinin donum noktalarindan biri; belkemigidir (the rolling stones, beggars banquet, let it bleed, get yer ya-ya’s out). roxy music (ingiltere, 1972) : yalnizca parlak mitleri yansitmakla yetinmeyen ve bryan ferry’nin yonetiminde ozgun bir muzik ortaya koyan grup (do the strand, manifesto) sex pistols (ingiltere, 1977) : johnny rotten ve trajik bir sekilde ölen sid vicious’un yonettigi punk grubu. “gelecek yoktur” sloganiyla tanindi. ask ve barisi yucelten pop ideolojisinden kesin olarak kopan grubun uyeleri, genclerin giyim tarzlarini da cok etkilediler; adeta cirkinligin estetigini olusturdular. asil adi john lydon olan johnny, sanat hayatini public image limited grubuyla surdurdu (never mind the bollocks). bruce springsteen (abd, 1949) : “yalniz kurt” goruntusuyle dylan’in kucuk kardesi. “patron” lakabiyla anilir. dikkate deger bir soz yazari, gitarci, sahne adami (born to run). talking heads (abd, 1976) : en onemli new wave grubu. david byrne’in yonettigi bu grup, new york’lu entelektuellerden olusmustur (77). velvet underground (abd, 1967) : efsanevi grup. andy warhol tarafindan kuruldu, 1970’te dagildi. lou reed (1944), sanat hayatini tek basina surdurdu; john cale ise, eski zevklerine sadik kaldi. cok ozel, sehirli, soguk, kendine asik ve beyne hitap eden bir muzik (heroin, venus in furs). MeTaL MüZiK TaRZLaRı AOR Bu tür genelde bir Amerikan fenomenidir. Başharflerin açılımı Adult Oriented Rock anlamına gelir. Bu türün en belirgin özellikleri arasında yüksek perdeli ve notasyona sahip vokaller, gitar soundu orta derecede ama heyecanlıdır ve mükemmeli yakalamaya çalışır. AOR'da klavye son derece önemlidir. Liriklerde aşklar, kişisel problemleri konu alan dramatik sözler dikkat çeker. En önemli temsilcileri Survivor, Foreigner, Styx, Kansas, Journey, Loverboy,... olarak gösterilebilir. ALTERNATİF Bu biraz belirsiz bir türdür... Smashing Pumpkins ya da Pearl Jam gibi çok sayıda müzik topluluğu dahil edilir. Bu tür grupların çok büyük satışlara ulaşmasının yanı sıra müzikle işlenilen lirikler garip denilecek tarzdadır. Post-Grunge, 1990'ların Punk-Metal'ine benzer, Rap ya da HardCore'u andırır bir karışım olabilir. Türler arasında ki ayrımı körelten ya da sınırları geçen bir tarzdır. Değişik sound ve liriklerle aslen ticari kaygıdan uzak bir noktadadır. BAY AREA Speed benzeri, ancak teknik açıdan daha fazla hüner ve ustalık isteyen bir türdür. Öncüleri; Exodus, Testament, Death Angel, Vicious Rumours, Overkill, ****death ve Metallica'dır. Günümüzde hafif punk ya da thrash etkilenimi de kabul edebilen hızlı, güçlü ve iyi yapılmış metal için kullanılır. BLACK METAL Tartışmaya açık olarak gösterilsede Venom tarafından ortaya çıkarılmış bir türdür. En extreme formu olan ise liriklerde ökültizm'i konu alanlardır. Bu exterme formda Hırıstiyanlığın kusurları ortaya çıkarılır ve geleneklere saygısızlık vardır. Daha ılımlı formların da ise ökültizm karşıtı ya da yanlısı bir tutum olmadan, makyajlar, imaj ve liriklerde ele geçen her şeyden istifade söz konusudur. Her iki formda da bolca, haç, kafa tası, siyah deri ve duman kullanılır. Eski örnekleri Mercyful Fate, Venom, Morbid Angel, Deicide, Slayer ve Bathory'nin ilk dönemleri sayılabilir. Daha yakınlarda ise işi kiliseye götürebilen Norveç'li gruplar vardır. Bu dönemin örnekleri ise Witchfinder General, Witchfynde, Quartz, Mayhem, Marduk, Dark Throne, gibi gruplar sayılabilir. Her iki dönemin de pekçok grubun, daha çok korku yaratan imajla etki yaratma çabası dikkat çekmektedir. Olayın diğer tarafında da Hırıstiyan Rock vardır ki en ünlü örneği Stryper, dinlemeye en çok değeni ise Mass, en parlak örneği ise Trouble olarak gösterilebilir. BLASTBEATS Thrash'te ki davulların oldukça hızlı kullanılması ile ortaya çıkan bir türdür. Bu tür artık GrindCore, Death Metal ve Black Metal'de de kendine yer bulmuştur. Herhangi bir derinliğe ya da güce sahip olmayan hızlı bir sound'dur. DEATH METAL Konularının tamamı neredeyse hayali olan bir türdür. Kan ve vücut parçaları önemli objelerdir. Önde gösterilen örneklerden Cannibal Corpse en önemlilerindendir. Ayrıca, death metal'de blastbeats'e, grindcore vokallere, doom korolara sıkça yer verilir. Thrash'in peşinden doğan daha kült ve tutucu bir underground yapıdır. DOWN-TUNING Gitar tonları daha düşük tutulan bir türdür. Tekniği hakkında söyleyebilecek fazla bir bilgimiz yok fakat tüm bu düşüklüğün sonunda daha heavy riff'ler, daha yoğun bir sound ve tellerin titreşimi elde edilmektedir. Bu günlerde grunge, doom ya da death metal'de de sıkça kullanıldığı görülmektedir. Bu türe verilebilecek en ünlü örnek Sabbath'tır. EURO-METAL Bu daha çok Danimarka, İsveç ya da Alman metali ile ilgili bir türdür. Derin, duygulu, gizemli, melodik tonlar heavy ise gothic metal ile sonlanır. Bu tonlar hafifledikçe Euro-Hard Rock'a dönüşülür. Bu sebeple Euro-Metal olarak anılabilecek gruplar geniş bir yelpazede yer alır; Scorpions, Accept, HeavyLoad, GraveStone, Helloween, Mercyful Fate, Overdrive, Picture ve Rage... EXTREME METAL Pek çok açıdan kalıplara zorlayan bir tarzdır. Kısaca, enuçta ki, o an için son noktada ki tür diyebiliriz. Norveç Thrash gruplarının uç noktası, "Distortion" gibi ındustrial sound'lar ve biraz gürültünün karışımıdır. Eyehategod, ya da Brutal Truth da olduğu gibi doom, death, grunge'ın bir arada kullanılması olduğunu da söyleyebiliriz. GOTH METAL Ortaçağa ait zindanlar, ejderhalar, klasik, doom korolar ve düşsel lirikleri vardır. Rainbow'da belirgin olan bu tür, bazı Sabbath, Prıest, Dıo, Maiden parçalarında da yer almıştır. Daha sonraları Yngwie Malmsteen, Savatage ve Mercyful Fate gelmiştir. Bu günlerde ise bu türe örnek olan gruplar ise; Cemetary, My Dying Brıdeve Paradıse Lost olarak sayılabilir. Liriklere bakacak olursak; Kaleler, ejderler, vampirler, şovalyeler, büyücüler ile Avrupa'ya aittir. Sound ise karanlık ve özellikle gitar sololarında, klasik müzikten etkilenmiş bir "Euro" sound'dadır. Teknik açıdan etkileyici olmakla birlikte, kasvetli ve ciddi tonlar bir kaç albüm sonra sıkıcı olabilir. Gotik Metal, uçlara yaklaştıkça doom ya da death'e dönüşür. GROOVE İnsonı harekete geçiren, headbang'e ve çılgınca eğlenmeye iten, oldukça enerjik bir türdür. Groove'un babası AC/DC'dir. Maıden ve Dıo'da sıkça bu türe yer verir. Aerosmith'in "Draw the line" belki de bu güne kadar yapılmış en iyi groove parçadır. "Sick as adog" , "Adam!s apple"da da groove yapılmıştır. Fakat bu işin patronu Accept'tir. "Restless and wild","Aiming high","Man enough to cros" ve "Bound to fall"u dinlemelisiniz. 1990'ların başında Mustaine ve Trouble bayrağı kapmışlardır. Şimdi ise Entombed, Dismember ve Dearly Beheaded gibi death'e yakın gruplar daha çok grınd kokan bir groove yapmaktadır. Kısacası groove, metal müziği, diğer müziklerin ötesine götürmektedir. Bu büyülü kıvılcım en iyi bir metal aksamla çalışmaktadır. Bu iyi metal'in insanı yerinden hoplatmasının sebebidir. GRUNGE Bu tür, punk ve metal'in zekice evliliği sonucu 1980'lerin sonunda Seattle'da ortaya çıkan bir türdür. Temsilcileri; Nirvana, Green River, Screaming Trees, Tad, Soundgarden, Mudhoney, Mother Love Bone, Swallow, Fluıd, Melvins And Wipers, olarak sayılabilir. Tür diğer şehirlere ve sound'lara yayıldıkça Pearl Jam ve Stone Temple Pilots türün önemli elemanları haline geldiler. Bu günlerde ise grunge, metali diğer alternatiftürlere bağlayan bir köprü vazifesi görüyor. Aslında grunge, alternatif etiketi yapıştırılan ilk tür olmuştur.. HARDCORE Bu tür dazlaklarla, ırkçılarla, slam dansla ve skaleboard'la birlikte anılan thrash-punk ya da speed-punk'tır. 1980'lerin sonunda hardcore ile thrash metal arasında ki sınırı silen gruplar oldu. Bunları punk'tan thrash'e doğru saymak gerekirse; The Descendants, Corrosion Of Conformity, DRI, Suicidal Tendencies ve Anthrax diyebiliriz. Crossover gibi tamamlayıcı öğeleride barındırır. Lirikleri bir tarfa bırakılırsa hardcore her zaman thrash'tir, thrash'te Metal gruplarını çeşitlerine göre koymak istersek......... Black metal : Dimmu Borgir,Marduk,Emperor,Burzum,Cradle of Filth Death metal : Death, Cannibal Corpse, Morbid Angel, Obituary, Opeth,Dark Tranquillity Doom metal: Anathema, My Dying Bride, Cathedral, Candlemass, Tristania Glam/Hair metal: Europe, Poison, Skid Row Gothic metal: Lacuna Coil, Sentenced, The 69 Eyes, To/Die/For, Within Temptation Heavy metal : Ozzy Osbourne , Black Sabbath, Iron Maiden, Judas Priest, Motorhead, Industrial metal : Fear Factory, Filter,Spineshank,StaticX ,Rammstein Nu metal: Korn, Slipknot, Deftones, System of a Down, Godsmack Power metal: Helloween, Stratovarius, Nightwish, Blind Guardian, Gamma Ray Progressive metal: Dream Theater, Fates Warning, Evergrey, Ivory Tower, Symphony X Stoner metal: Monster Magnet, Queens Of The Stone Age, Spiritual Beggars, Electric Wizard, EyeHateGod Symphonic metal: Within Temptation, Nightwish, Lacuna Coil, Symphony X, Rhapsody Thrash metal: ****deth, Metallica, Slayer, Anthrax, Overkill, Sepultura, Kreator DOOM METAL “Kötü kader, yazgı” anlamına gelen iç karartan metal... Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal... Thrash Metal “hız”a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: “yavaşlık”. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere odaklanmıştır. O yüzden Black Sabbath, ilk Doom Metal grubu olarak gösterilebilir. Doom Metal’in önemli bir alt kolu olan “DoomDeath” ise Doom’un yavaşlığını Death Metal vokaliyle birleştirir. Bu türün mucitleri ve krallarıysa (Doom’un üç babası olarak bilinen) üç İngiliz Doom grubudur: Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema... Black Metal Black metal heavy metal'in alt-türü olan bir müzik türüdür. Black metal’in ilk temsilcileri –türe isim babalığı yapan “Black Metal” adlı albümünün yapımcısı da olan- Venom, Mayhem, Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory ve Celtic frost gibi gruplardır. Black metal günümüzdeki biçimini ise büyük oranda Darkthrone, Enslaved, Burzum, Mayhem, Immortal ve Emperor gibi Norveçli grupların etkisiyle almıştır. Özellikleri: Şarkı sözleri genelde satanizmle ilgili ve paganizm gibi diğer okült konulardan oluşur. Gitarlar yoğun olarak bozunmuştur (distortion’lanmıştır). Davullar hızlı ve agresif bir tonda olup, “blast beat” olarak adlandırılan aynı parçaya (zil, trampet vb…) defalarca üst üste hızlıca vurulması biçiminde yapılan yöntemle çalınmıştır. Gitarlar hızlı ve yinelemeli çalınmıştır (gitarın tıpkı ud gibi çalındığı tremolo yöntemi olarak adlandırılır). Scream vocal” olarak adlandırılan, seslerin derin ve içten bir böğürtü olarak duyulmasını sağlayan, ses tellerini titreştirmekle gerçekleştirilen vokal yöntemi kullanılmıştır. Hızlı perküsyon yapılmıştır. Müzikte yinelemeler yoğundur ve soğuk ve hüzünlü bir atmosfer hissedilir. Black metal gruplarını diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise eskiden daha yoğun olarak kullanılan “corpse paint” adlı, yapanın çürümekte olan bir ceset ya da bir veba kurbanı gibi gözükmesini sağlayan özel bir tür siyah ve beyaz makyajdır. Bu makyaj ve black metal müzisyenlerinin tüm Dünya’da yaygın olarak takma sahne adları kullanması müzisyenlerin kimliklerinin saklanmasına yardımcı olur. PUNK ROCK Punk; kültür politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. Punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. Bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı herşeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk'a göre herşey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir. Punk'ın kendini var ettiği sahne; ekonomik ve toplumsal buhranın yaşamın her alanını cenderede tuttuğu 1970'lerin son dönemlerindeki İngiltere'dir. Punk akımı; İngiltere'deki ekonomik bunalımdan büyük zarar gören işçi sınıfı gençleri arasında doğdu. "Geleceğin olmadığı'" hayatlarının ve politik güç sahibi kişilerce yönetilen bir toplum tarafından önceden belirlendiği gerçeği, toplumsal dinamiği oluşturan gençlerin en büyük buhranıydı. Bu buhranın köklerinin fütürizm, dadaizm, nihilizm ve anarşizm. Punklar içinde bulunduklan durumu protesto etmek için ellerindeki her malzeme ile bedenleri de dahil, kendilerini ironik bir biçimde "toplumsal atık" olarak sundular: Köle kıyafetleri, zincirler, deriler, dayatılan cinsiyetçi modaya karşı androjenlik, parçalanmış giysiler, rengarenk ve dikleştirilmiş rahatsız edici saç biçimleri ve punk sembollerinden bedene iliştirilmiş çengelli iğne... Punk antimodadır. Amacı geleneksel kalıplar içinde yaşayan topluma karşı algıyı bozmaya yönelik açık bir saldındır. Punk estetiğinin yaratıcısı olarak kabul edilen Londralı modacı Vivienne Westwood (Sex Pistols'in doğuşunda da nedenlerinden olan 'Sex' adlı dükkanın ortaklanndan) şu sözleri ile punk esetetiğinin "nedenini" açıklıyor: "...Onun giysilerini giyrnek için cesur olmanız gerekir. sokakta yürürken tüm dikkatleri üzerinize çekeceksiniz. Bu tepkileri davet eden bir güç gösterisidir. Giysiler genellikle fikirleri sözlerden daha iyi anlatabilir PROGRESSIVE ROCK Progressive Rock müzikteki en gizemli türlerden biridir. Anlayanı azdır. Doğal olarak da az sevilir. Ancak sevenleri de bir ömür boyu vazgeçemez ondan. Öyleyse nedir bu PR (Progressive Rock)? PR birçok farklı müzik türünün harmanlanıp bir araya gelmesinden ortaya çıkmıştır. Rockla birlikte caz, folk ve klasik müziğin karışımıyla ortaya çıkmıştır. Bir diğer karakteristik özellik de deneyselliktir. Bir grup yada sanatçı bir konuyu, bir kişiliği veya bir olayı ele alıp onu kendi müziği doğrultusunda dinleyenlerine sunar. Bunun sonucunda da her grubun yaptığı müzik kendi ismiyle anılıp, diğerlerinden farklı bir konumda olur. Yani müziği dinlediğinizde "bu X grubun soundu" diyebilirsiniz. PROGRESSIVE ROCK'IN KÖKLERİ PR'ın tohumlarının ilk olarak efsanevi grup BEATLES tarafından atıldığı öngörülüyor. Grubun 1967 tarihli "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümü herşeyin başlangıcı kabul ediliyor ve sayısız grubu etkileyip onların bu müzik türünde büyük başarılar elde etmesinin başlıca sebebi sayılıyor. Bununla birlikte klasik PR konusunda en büyük öncülüğü yapan grup MOODY BLUES'dur. Grubun 1967 tarihli "Days Of Future Passed" albümü ilk senfonik rock ve konsept albümüdür. Yaşamdaki bir günü anlatır. Şafakta başlar ve geceyi anlatan ünlü parçaları Night In White Satin ile sona erer. Moody Blues'un 1967 ve 1973 tarihleri arasında ürettiği 7 albüm de tam bir PR şölenidir. Bu da PR'ın temelini 2 önemli grup BEATLES ve MOODY BLUES'un attığını gösteriyor. KLASİK PROGESSIVE ROCK'IN DOĞUŞU 60'lı yılların sonunda oldukça yeni ve fazla anlaşılmayan bir müzik türü olan PR ile özdeşmiş bir grup da KING CRIMSON'dı. Grubun ilk albümleri 1969 tarihli "IN THE COURT OF THE CRIMSON KING" senfoni, caz, R&B ve hard rock türlerinin bir karışımı olarak dinleyenleri hayrete düşüren bir şekilde ortaya çıktı. Grup 1974 yılına kadar çıkardığı yedi uçuk albümle dinleyenlerini oldukça nevrotik ve karamsar, zaman zaman duygusal bir boşlukta bırakmıştı. PR arenasında bir başka çok önemli grup da PINK FLOYD'tu... DÜNYANIN EN ÖNEMLİ 25 GRUBU 01. Iron Maiden 02. Guns N' Roses 03. Metallica 04. AC/DC 05. Green Day 06. Ozzy Osbourne 07. Slayer 08. Faith No More 09. Pantera 10. Nirvana 11. Bon Jovi 12. KoRn 13. Judas Priest 14. Blink-182 15. Nine Inch Nails 16. Fugazi 17. Napalm Death 18. Black Flag 19. Soundgarden 20. Slipknot 21. Def Leppard 22. Marilyn Manson 23. Emporer 24. Rage Against The Machine 25. Motörhead METAL HAKKINDA İLGİNÇ OLAYLAR 1) "Heavy Metal" kelimesi ilk olarak Steppenwolf'un 1968 tarihli 'Born To Be Wild" şarkısının sözlerinde kullanılmıştır.Grubun kendi adını taşıyan ilk albümünde bulunan bu şarkı efsanevi "Easy Rider" filminin soundtrack'inde yer alması sayesinde geniş kitlelere ulaştı. Daha sonra müzik tarzının adı oldu. 2) Heavy Metalcilerin saç uzatması, motosikletlere ilgi duyması, deri ceket giymesi kısmen Easy Rider filminin konu ettiği kuralsız yaşamın bir uzantısıdır.Metalcilerin hayat felsefesi ve dış görünüşünde Easy Rider filminin etkisi büyüktür.. 3) Heavy Metalin çıkış noktası İngiliz işçi sınıfıdır.Fabrika mesaileri bittiğinde eve gitmeden önce barlarda toplanan işçiler burada küçük yerel gruplar kurarak müzik yapmaya başlamışlardır.Çoğunluğun ağır sanayi işçisi olmasından dolayı çivili bileklik ve kemerler de bu kültürün ayrılmaz parçaları olmuştur. 4) Bilinen ilk Heavy Metal grunu çoğunluğu fabrika işçilerinden oluşan Black Sabbath'dır.Bazı kaynaklar Led Zeppelin'i ilk kabul etseler de, grubun soundunda bulundurduğu blues öğelerinden dolayı safkan Heavy Metal yaptıklarını söylemek yanlış olur. 5) Led Zeppelin'in 1971 tarihli 'Stairway To Heaven' şarkısı single olarak yayınlanmadan listelere girebilen tek şarkıdır.Ayrıca 9 dakikalık süresine rağmen Amerikan radyolarında tüm zamanların en çok çalınan şarkısıdır. 6) Led Zeppelin'in 22 milyonluk satışla tüm zamanların en çok satan 4. albümü kabuk edilen "IV" albümünün kapağında grup ve albüm ismi de dahil olmak üzere hiçbir yazı bulunmaz. 7) "Horned Hand" adıyla bilinen metalci selamı ilk kez Ronnie James Dio tarafından kullanılmıştır.İtalyanlar bu hareketi iyi şans getirmesi için yaparlar.Dio da İtalyan kökenlidir ve bu işareti büyükannesinden öğrenmiştir. 8 ) Dio (Tanrı) logosunu ters çevirip bakarsanız Devil (Şeytan) yazdığını görürsünüz. 9) Tüm zamanların en çok satan Heavy Metal albümü Avusturalyalı grup AC/DC'ye aittir.Grubun yeni vokalisti Brian Johnson ile kaydettiği ilk albüm olan 1980 tarihli "Back In Black" dünya çapında 50 milyon adet satılmıştır. 10) Black Sabbath kimliğimi en iyi yansıtan şarkılardan biri olan 'Paranoid' , grubun 1970 tarihli ilk albümünün en son yazılan şarkısıydı.Kısa bir şarkıya ihtiyaçları vardı ve stüdyo çalışmalarına ara verdikleri bir anda barda otururken 'Paranoid'in rifi Tony Iommi, sözleri ise basçı Geezer Butler tarafından yazıldı.Daha önce 'War Pigs' olması düşünülen albüm ismi de 'Paranoid' olarak değiştirildi. 11) Efsanevi grup Judas Priest'in adı Bob Dylan'ın 'The Ballad of Frankie Lee & Judas Priest' şarkısından gelmektedir. 12) Judas Priest şarkılarını kendilerine isim seçen gruplar: Running Wild, Sinner, Exciter, The Hellion, Tyrant, Invader, Steeler, Grinder ve Bloodstone. 13) Heavy Metal dünyasının en güçlü seslerinden Judas Priest vokalisti Rob Halford, 1973 yılında Judas Priest'e orjinal vokalist Alan Atkins'in yerine katıldı.Rob Halford gay'di ve maço tavırlı Heavy Metal arenasında bu durum tepki göreceğinden Priest zamanında bunu açıklamadı .Rob Halford gay olduğunu ancak Judas Priest'ten ayrıldığı solo kariyerine yoğunlaştığı 1991 yılından sonra açıklayabildi. 14) Led Zeppelin rock dünyasının kurallarını yeniden yazmıştır.O zamanlarda grup ve organizatör konser hasılatları yarı yarıya paylaşırken, ilk olarak Led Zeppelin menajeri Peter Grant grubun payını %90'a yükseltmek istemiştir.İtirazlara karşı da "Ben size Led Zeppelin'e konser yapma şansını veriyorum.Bunun değeri yüzdeyle ölçülür mü?" demiştir.Tüm organizatörler bu şartlarda grupla çalışmaya devam ederler.Oysa bu olayın yıllar öncesinde Rolling Stones konserlerden %60 pay istemiş ve teklif kimse tarafından kabul görmemiştir. 15) 24 Eylül 1980 tarihinde Led Zeppelin davulcusu John Bonham aşırı alkolden tüm gece kustu ve sabaha karşı kusmuğunda boğularak öldü.4 Aralık 1980 tarihinde kalan Led Zeppelin üyeleri Jonh Bonham'sız Led Zeppelin olamayacağını deklare ederek grubun dağıldığını açıkladılar.Jimmy Page 3 yıl boyunca eline gitar almadı.Bonham öldüğünde 31 yaşındaydı. 16) Ozzy Osbourne, 1981 yılında solo kariyerinin ilk albümü "Blizzard of Ozz" için düzenlenen basın toplantısında canlı güvercinin kafasını dişleriyle koparttı.Bunun üzerine plak firması CBS'in binasına girmesi yasaklandı. 17) Kiss'in maskelerini çıkarttığı sanılarak kapışılan 1980 tarihli "Unmasked" albümü aslen gene maskeli bir albümdür.Çizgi roman şeklinde çizilen kapağın son karesi içeridedir ve satın almadan görülemez.Son karede maskelerinin altından gene maske çıkar.Bu albümde kapakta baterist Peter Criss'in görülmesine rağmen, session davulcusu Anton Fig çalmaktadır.Albüm öncesi gruptan ayrılan Peter Criss'in yerine turneden itibaren Eric Carr gelir.Grubun maskelerini çıkarttığı albüm "Lick It Up" olur. 18 ) Iron Maiden ilk albümünü yayınlamadan önce bir süre grupta davul çalan maskeli adam Thunderstick, 1979 yılında bir başka NWOBHM grubu olan Samson'a geçti.Thunstick Iron Maiden'de çalarken provalarda daha sonra "Killers" albümünün açılışında yer alacak olan 'Ides Of March' şarkısı da çalınmaktaydı.Thunderstick bu şarkıyı kendi bestesiymiş gibi Samon'un lideri gitarist Paul Samson'a sundu ve Samson "Head On" albümünde bu parçayı 'Thunderburst' adıyla yayınladı.O sıralar Samson grubunun vokalistliğini de daha sonra Iron Maiden'a geçecek olan Bruce Dickinson yapmaktaydı.Müzikseverler ismi ve bestecisi farklı aynı şarkıyı farklı grupların albümlerinde duyunca bir hayli şaşırdılar. 19) Radyolar ve TV'ler Heavy Metale kapalı iken dinleyicilere ulaşmanın en iyi yolu farklı ve akılda kalıcı imajlar yaratmaktı.Iron Maiden'in albüm kapağı ve tişört tasarımları için Derek Riggs tarafından yaratılan maskotu Eddie, ilk iki Maiden albümünde normal boyutlardaydı.Ayrıca çiziminin ilk hali İngiltere'de yaşayan punk çılgınlığıyla alakalı olan kırmızı saçlıydı.Daha sonra bir ceset halini aldı ve "Number Of The Beast" albümüyle bir dev halini aldı. 20) Heavy Metal dünyasının en iyi konser albümlerinden biri Motörhead tarafından yapılmıştır.1981 yılında piyasaya çıkan "No Sleep'Til Hammersmith" albümü 23 Mart 1981 tarihinde Leeds şehrindeki Quenns Hall'da kaydedilmiştir. 21) Guiness Rekorlar kitabına "Dünyanın En Gürültülü Grubu" olarak geöen ilk isim Deep Purple'dır.Daha sonra bu rekor Motörhead tarafından egale edilmiş, en son olarak ise Manowar bu ünvanın sahibi olmuştur (Hannover, Almanya konserinde 129,5 desibel). 22) New York'lu grup Manowar, 1982 tarihli ilk albümü "Battle Hymns"i Liberty Records etiketiyle çıkardı.Grup aynı yılın sonunda sonraki albümleri için Music For Nations'ın alt firması ****force ile anlaşma imzaladı."Intı The Glory Ride" albümü öncesi yapılan bu sözleşmeyi grup elemanları kendi kanlarıyla imzaladılar. 23) 1982 yılında Quiet Riot ile "Diary Of A Madman" turnesine çıkan Ozzy'e lowa konserinde yarasa fırlatıldı.Yarasayı plastik sanan Ozzy, yarasanın kafasını dişleriyle koparttı.Yarasanın gerçek olduğu anlaşılınca Ozzy kuduz tehlikesine karşın hastahaneye kaldırıldı.Onu ilk ziyaret eden de o zaman menajeri, sonra da karısı olan Sharon Arden oldu. 24) Metallica'nın 1983 tarihli ilk albümünün ilk adı "Metal Up Your Ass.Easter's Cancelled: The Body's Been Found"du.Ancak dağıtım firmalarının karşı çıkması üzerine albümün ilk adı "Kill'Em All" olarak değiştirildi. 25) Metallica'nın ilk kadrosuyla yer alan gitaristi Dave Mustaine, Metallica'dan kovulunca ****deth grubunu kurdu.****deth'in ilk kadrosuyla bir dönem Slayer gitaristi Kerry King de bulundu. 26) Bİlinen ilk thrash metal grubu Exodus'tur.Ancak Metallica ilk albümünü Exodus'tan daha önce yayınladığı için kayıtlara geöen ilk thrash metal albümü Metallica olur. 27) Yönetmen Rob Reiner tarafından çekilen, 1984 yılında "This is Spinal Tap" adıyla piyasya sürülen film, '80'li yıllarda hard rock ve heavy metal dünyasında yaşanan tüm klişelerle dalga geçen, Spinal Tap grubunu anlatan bir yapımdı.Filmi pazarlayanlar bunun bir belgesel olduğunu ve Spinal Tap adlı büyük bir grubu konu ettiğini söyleyerek böyle bir grubun varlığını herkesi inandırdılar.Oysa bu filmi başarıyla pazarlamak işçin yapılan bir oyundu.Malesef hala Spinal Tap'in gerçekte varolduğunu sananlar da var. 28 ) W.A.S.P isminin açılımı çeşitli söylentilere neden olduysa da Blackie Lawless tarafından yapılan resmi açıklama "We Are Sexual Perverts" şeklindedir. 29) '80'li yılların başında başkan Ronald Reagan'ın karısı Nancy Reagan tarafından kurulan PMRC (Parents Music Resource Center) genöleri zararlı şarkı sözü, albüm kapağı ve benzeri şeylerden korumak için kuruldu.Bu örgütün çıkarttığı yasa yüzünden pek çok şarkının radyo ve TV'lerde çalınması yasaklandı.Frank Zappa da PMRC tarafından dava edilen isimlerden biriydi.Mahkemede "Kötü yasa çıkaranlar, kötü şarkı sözü yazanlardan daha tehlikelidir" dedi. 30) İngiliz grup Def Leppard "Hysteria" albümünün kayıtlarına girmeden önce grubun bateristi Rick Allen trafik kazası geçirdi ve sol kolunu kaybetti.Grup yeni bir davulcu almak yerine Allen'in çalabileceği özel bir davul tasarladı.Rİck Allen'in tek kolla ve özel bir davulla çaldığı 1987 tarihli bu albüm grup tarihinin en çok satan albümü oldu. 31) "Hysteria" albümünün prodüktörü Mutt Lange, "Hysteria" albümü öncesinde etrafındakilere "Michael Jackson 'thriller' albümünde 7 hit çıkartabiliyorsa, bir rock grubu da çıkartabilmeli" demişti.Gerçekten de "Hysteria" iki yıl içinde listelerin ilk 10'una tam 7 hit yolladı. 32) Rock dünyasının en ayrıcalıklı gitaristlerinden Eddie Van Halen tapping tekniğinin mimarıdır.Gitarist her iki elini de gitarın klavyesi üzerinde kullanır.Bu teknik grubun 'eruption' şarkısında rahatlıkla fark edebilir. 33) "Black Metal" terimi ilk kez İngiliz grup Venom'un 1982 tarihli albümüne adını veren şarkının adı olarak kullanıldı. 34) "Death Metal" terimi ilk kez 1985 yılında Amerikalı grup Possesed'in "Seven Churches" albümünde şarkı adı olarak kullanıldı. 35) Slayer'in 1986 tarihli "Reign In Blood" albümü tüm zamanların en iyi thrash albümü kabul edilir. 36) 22 Aralık 1987'de Mötley Crüe basçısı Nikki Sixx "bir süre için" öldü.Bir otel odasında Guns N'Roses'tan Slash ve Steven Adler ile takılan Sixx aynı gün içinde eroin, kekain, valium ve bir şişe Jack Daniels aldı, bir süre sonra komaya girdi ve kalbi durdu.Hemen ambulans çağrıldı ve ilk müdahele olarak Nikki Sixx'in kalbine hem elektro çok, hem de adrenalin dolu iğne yapıldı.2 dakika öü kalan Sixx, şoklar ve iğne sonucunda dirildi ve kustu.Bu olaydan sonra tüm mötley Crüe elemanları ağır uyuşturucular kullanmayı bıraktıları. 37) ABD hükümeti Mötley Crüe'ya gençleri uyuşturucudan uzak tutan demeçler vermekeri karşılığında NASA taradından yapılmış kendi ekseni etrafında dönen bir davul hediye etti.Bu davul ilk kez "Girls, Girls, Girls" albümünün turnesinde kullanıldı. 38 ) Whitesnake'nin 1987 tarihli "Whitesnake" albümünde çalan müzisyen kadrosu ile turneye çıkan müzisyen kadrosu farklıdır.Gitarist John Sykes, bas gitarist Neil Murray, baterist Aynsley Dunbay ve session gitarist Adrian Vandenberg'den oluşan albüm kadrosu turnede ve kliplerde gitarist Vivian Campbell, bas gitarist Rudy Sarzo, baterist Tommy Aldridge ve kalıcı gitarist Adrian Vandenberg şeklinde değişti.Grupte sabit kalan tek eleman Deep Purple vokalisti David Coverdale olmuştur. 39) Jim Carrey'nin "Ace Ventura" filmindeki bir bar sahnesinde, Cannibal Corpse'u 'Hammer Smashed Face' şarkısını çalarken görülüyor. 40) Slayer'in 1998 tarihli albümünün adı olan "Diabolus In Musica" Latince müzikal bir terimdir.Ortaçağda 3 tondan oluşan aranın (tritone) şeytani bir tınıya sahip olduğu düşünülürdü ve buna "Diabolus In Musica" denirdi.Tritone, barok müzik ve heavy metalde sık kullanılan bir kalıptır. 41) Dünyanın en hızlı gitaristi İsveçli Yngwie J. Malmsteen'dir.Tüm notaları tam ve doğru basarak onun hızına çıkabilen yoktur. 42) Adını Venom'un 'Mayhem with Mercy' şarkısından alan Norveçli black metal grubu Mayhem'in vokalisti Dead 12 Nİsan 1991'de tüfekle intihar etti.Euronymous, Dead'in parçalanmış beyninin fotoğrafını çekti.Bu fotoğraf bootleg albüm "Dawn of the Blackhearts"ın kapağında kullanıldı.10 Ağustos 1993 tarihinde ise grubun gitaristi Euronymous, Burzum'dan Varg Vikernes tarafından defalarca bıçaklanarak öldüldü. 43) Amerika'nın köklü thrash gruplarından Pantera'nın ilk albümü çoğunluk 1990 tarihli "Cowboys From Hell" sanır.Oysa grubun bu albümlerden önce glam metal yaptığı dört albümlük bir geçmişi vardır."Metal Magic" (1983), "Projects In The Jungle" (1984), ve "I Am The Nİght" (1985) vokalist Terry Glaze ile kaydedilen albümlerdir.1988 tarihli "Power Metal" albümü ise vokalist olarak Phil Anselmo'nun gruba dahil olduğu albümdür ve grubun glam metal tarzındaki son albümü olur.Pantera bu dört albümü web sitesinde "Panterrible" başlığı altında anmaktadır. 44) Amerikalı grup Warrant 1992 yılında "Dog Eat Dog" albümünü çıkarttı.1 yıl sonra "Dog Eat Dog" grubu gereksiz bir alınganlıkla "Warrant" adında bir EP yayınlayarak Warrant'a cevap vermiş oldu. 45) '80'ki yılların ortasında Almanya'dan enteresan bir grup çıktı: Mekong Delta.Başka gruplarda çaldıkları ve her birinin plak firmalarıyla bağlayıcı kontratları olduğu için isimlerini açıklayamayan, poz ve konser veremeyen bu grubun 1987'de "Mekong Delta" albümü ile başlayan müzikal serüveni tam 10 yıl sürdü.1990 yılında "Dances Of Death" albümü ile grup elemanlarının kimlikleri de açıklandı. O güne dek grupta çalan isimler arasında Peavey (Rage), Jörg Michael (Running Wild, Stratovarius, Grave Digger, Rage, Saxon), Peter Haas (Krokus, Poltergeist), Frank Fricke (living Death), Reiner Kelch (Living Death) ve Uli Kusch (Helloween, Masterplan, Gamma Ray, Holy Moses, Sinner) gibi tanınmış isimler vardı. 46) '70'li yılların ortasında Led Zeppelin'le tura çıkan Rolling Stones muhabiri Cameron Crowe, bu turnede yaşadıklarının bir kısmını senaryosunu yazıp yönetmenlik yaptığı "Almost Famous" filminde kullanıldı. 47) Judas Priest vokalisti Rob Halford'un gruptan ayrılması, ardından gay olduğunu açıklaması ve büyük Judas Priest fanı Tim Owens'in gruba girmesi film yapımcılarına ilham verdi ve 2000 yılında "Metal God" isimli filmin çekimlerine başlandı.Başrollerini Mark Wahlberg ve Jennifer Aniston'un paylaştığı filme karşı Judas Priest dava açacağını açıkladı ve bunun üzerine filmin adı "Rockstar" olarka değiştirildi, senaryoda bazı oynamalar yapıldı.Filmde Judas Priest'i andıran hayali grubun adı Steel Dragon.Üyeleri de şu şekilde: vokalde Jeff Scott Soto (Yngwie Malmsteens's Rising Force) ve Mike Matijevic (Steelheart), gitarlarda Zakk Wylde (Osbourne, Black Label Society) ve Nick Cantonese (Black Label Society), bas gitarda Jeff Pilson (Dokken, Dio) ve davulda Jason Bonham. 48 ) Finlandiyalı grup Children Of Bolod'un isminin hikayesi bir hayli ilginç.4 Haziran 1960 yılında iki erkek (Seppo ve Nils), iki kız (Maili ve Anja) Bodom gölünün yanında kamp yapmaya giderler.Bir sabah 3 ölü bulunur.Nils ise sağ kalandır.Üç genç bıçaklanarak öldürülmüştür.Polis 70'i şüpheli olan 3000 kişiyi sorgular ama katil bulunamaz.2004 yılında polis Nils'i cinayetten tutuklar ancak iki ay sonra delil yetersizliğinden bırakmak zorunda kalır.Bu cinayetler Finlandiya tarihinin en karanlık olayı olarak anılır.Alexi Laiho, ölen çocukların aileleriyle komşu olan bir ailenin çocuğudur.Küçüklüğünden beri bu hikayeyi duyduğu için grup kurduğunda adını Children Of Bodom koyar.Alexi, hala katilin Nils olduğuna inanmaktadır. 49) 8 Aralık 2004 tarihi metalciler için kara gün olarak kabul edilmekte.O tarihte eski Pantera üyesi Dimabag Darrell'in kardeşi baterist Vinnie Paul ile yer aldığı Damageplan grubu turne halinde Ohio Alrosa Villa Bar'da konser vermekteydi.Grup ilk şarkısına girdiğinde seyircilerin heyecanı en üst noktadaydı.Ancak az sonra yaşanacak olanlar müzik tarihinin şanlı sayfalarının arasında kanlı sayfalar olarak yer alacak derecede trajikti.Konsere seyirci olarak katılan 25 yaşındaki Nathan gale ilk şarkının yarısında sahneye fırladı ve gitarist Dimebag Darrell'e yaklaşarak sert tonda bir şeyler söyledi.herkez onu heyecanlı bir fan sanırken, o silahını çıkarığ Darrel'e 16 el ateş ederek öldürdü.Kaçışan insanlara da ateş açan Nathan Gale 3 kişiyi daha öldürdü ve polis tarafından da ancak vurulup öldürülerek durdurulabildi.Dimebaf ise en sevdiği grubun; Kiss'in tabutuna konularak gömüldü.. (Tümü alıntıdır) Yabancı ve Yerli gruplar, solistler ayrıntılı olarak tanıtılacaktır;) müzik haberleri paylaşılabilir müzik sohbeti yapılabilir;) Amatör gruplar tanıtılabilir;) Kurucu: challenger Üyeler: Maisu Godfather dj_çağlar Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! Konu challenger tarafından (27/08/2008 Saat 17:15 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
challenger üyesinin son 5 konusu
|
|||||
| Konu Adı | Forum | En son cevaplayan | Cevaplamalar | Görüntülemeler | En son cevaplanma tarihi |
|
|
Mavietki Cafe | mUsTiyAn | 4 | 224 | 05/07/2011 22:24 |
|
|
Sanatsal Resimler | Maisu | 2 | 237 | 06/02/2010 21:34 |
|
|
Mavietki Cafe | Maisu | 6 | 246 | 05/02/2010 19:02 |
|
|
Mavietki Cafe | oceanic815 | 1 | 245 | 05/02/2010 18:50 |
|
|
Komik Resimler | oceanic815 | 9 | 314 | 02/02/2010 01:42 |
| Sponsored Links |
|
|
#2 |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 19/03/2008
Nerden: güzeldir
Mesajlar: 29,152
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Oy oy oyyy üyelik var mı:D
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
olmazmııı:D
seni yazdımm şimdi katılıyosun dimi:y: Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 19/03/2008
Nerden: güzeldir
Mesajlar: 29,152
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Oda sorumu şimdi hatta canımıda yaz Godfather 'ı biz ailecek severek destekçiniz olarak yanınızdayız:D
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
:D yok mu artırannn:drunk: :D
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Pentagram Biyografisi:
Türk metalinin dünya çapındaki grubu...1986 yılında gitarda Hakan Utangaç, davulda Cenk Ünnü tarafından kurulan, Tarkan Gözübüyük ve Ogün Şanlısoy'un da katılımıyla güçlenen grup, kendisiyle aynı adı taşıyan "Pentagram" isimli albümünü 1990 yılında yayınladı. Bu çalışmayı unutulmaz yapan parçalar kuşkusuz "Rottendogs" ve "Powerstage" idi. 1992 yılında "Trail Blazer" albümünün çıkmasıyla gruba dahil olan Metin Türkcan dört yıl sonra ayrılmak durumunda kaldı. "Trail Blazer" aynı zamanda Avrupa'da da piyasaya çıktı. "Trail Blaizer", "Time bomb" ve "The Planet" bu albümün şarkıları arasında. Bundan sonra yurtiçinde ve yurtdışında yoğun bir konser programı başlatan grup, 1995'te eleman değişikliği yaşadı. Ogün'ün yerine Murat geldi. O gelince Hakan gitarist oldu ve Murat İlkay vokali aldı. Daha önce Nuclear Blast şirketi ile anlaşması olan grup Raks ile masaya oturdu ve 97'de üçüncü albümleri olan "Anatolia"'yı çıkardılar. Anatolia'da bulunan bazı parçalar, dünyanın ikinci büyük stüdyosu olan "301 Sydney"de kaydedildi. Pentagram hayranları için bu çalışma şaşırtıcıydı. Hissedilir bir tarz değişikliği yaşayan topluluk, oldukça sert olan müziklerini geride bırakıp rock dinleyicilerinin de hoşlanacağı bir türe dönmüştü. Özenle hazırlanan ve Sertab Erener, İlhan Barutçu, İskender Paydaş, Ahmet Koç, Cengiz Ercümer, Ercan Irmak gibi önemli isimlerin katkılarıyla güçlenen çalışma, grubun bazı hayranları için hayal kırıklığı yaratmış gibi görünse de bir röportajlarında tarz değişikliğinin nedenini oldukça geçerli bir şekilde anlatmışlardı; "Yaptığımız her albümde, o dönemdeki duygu ve düşüncelerimizi içtenlikle ifade ediyoruz. Pentagram'ın zaman içinde oluşan belli bir müzikal kişiliği var. Bu kişiliğin her albümde geliştiğini ve boyutlandığını düşünüyoruz fakat albümlerin Türkiye'de veya İngiltere'de yayınlanacak olması tarzımızı etkilemiyor." Türkiye'de ve yurt dışında büyük ilgi gören Pentagram'ın sonraki çalışması; 5 Temmuz 1997'de Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen görkemli konserin kayıtlarından oluşan Tempo Müzik etiketli, 1998 çıkışlı "Popçular Dışarı" adlı albüm oldu. Cd, kaset ve vhs video olmak üzere üç ortamda yayınlanmasının yanısıra özenle tasarlanan ve sınırlı sayıda üretilen bir de koleksiyon seti piyasaya çıkarıldı. Sette cd ve kasetin yanında t-shirt, kolye, kartpostal, poster gibi ürünler de grubun hayranlarına sunuldu. 2001 yılının Aralık ayında beklenen albüm "Unspoken" çıktı. Grubun yurtdışı çalışmaları için belirlediği "Mezarkabul" ismiyle yayınlanan bu albüm yine tarz bir değişikliğiyle müzikseverlerin karşısındaydı. Anatolia'ya oranla daha sert gitar tonlarının hakim olduğu, mistik bir havanın estiği, önceki çalışmalara oranla daha düzenli, profesyonel ve özgün görünen çalışma, tümüyle İngilizce sözlü parçalardan oluşuyordu. Grup elemanları, yerli ve yabancı sözlü şarkılarla enstrümental parçalardan oluşan yaklaşık yüz dakikalık kayıtlarını parçalara bölerek yayınlamış, yerli parçalarını "Bir", yabancıları ise "Unspoken" albümünde toplamışlardı. Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri... Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar. ![]() HAKAN UTANGAÇ (GİTAR&VOKAL) Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri... Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar. 1965 yılında İstanbul'da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram'ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışmasına imza attı. TARKAN GÖZÜBÜYÜK (Bas Gitar & Vokal) 1970 yılında Erzurum'da doğdu. İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa'ya taşındı. Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı. 1995 te Özlem Tekin, 1996 da Şebnem Ferah, 1997 de Aşkın Nur Yengi albumlerinde müzik yönetmenliği yaptı. MURAT İLKAN (Lead Vokal) 1971'de İzmir Karşıyaka'da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) İlkokulunda, Ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan Bölümüne devam etti. 1986'da İstanbul'a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi'ni bitirdi... Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu'dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı Müziği ve Klasik Türk Müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987'de SAWDUST grubunu kurdu. Toplulukla konserler verdi. TRT Altın Anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adlı grupla dört yıl çeşitli klüplerde çalıştı. 1995'te Pentagram'a katıldı. 1996'da grubun üçüncü albümü Anatolia'yı ve 2001'de grubun dört, beş ve altıncı albümleri olan Popçular Dışarı (Konser), Unspoken ve Bir adlı albümleri seslendirdi. METİN TÜRKCAN (Gitar & Vokal) 1971 Karabük'te doğdu. İlk ve orta okulu Karabük'te, orta 3. sınıfı Kadıköy Anadolu'da okudu. İstanbul Üniversitesi Dericilik 2. sınıftan ayrıldı. 86'da Metafor grubunu kurdu.Murat İlkan ve Aykan İlkanla Beraber Cheroke grubunda çalmıştır yani bugünki Pentagram daki beraberlik ogünlere dayanmaktadır Bu gruptan sonra "Disgrace" diye bir grupta yer almıştır ve bu grupla birlikte "Discrazy" isimli bir albüm çıkartmışlardır.. Çok iyi bir rock gitaristidir.. "Pentagram"'ın "Trail Blazer" albümünde çalmıştır ve "Unspoken"'da uzun bi aradan sonra tekrar çalmıştır.. Geçtiğimiz yıl Alt Kemancı'da Pentagram'la birlikte uzun bir dönem sahne almışlardır ve ayrıca çeşitli yerlerde konserler vermişlerdir.. Özlem Tekin'in "herkes şanslı doğmuyor" adlı şarkısınının muhteşem düzenlemesi de Metin Türkcan'a aittir.. ![]() Albüm: Pentagram Yıl: 1990 01- Rotten Dogs (Intro by Wreck) 02- Mephistopheles 03- ****l Not Dead 04- Astharoth 05- Bloody Guillotine 06- Powerstage 07- Dimensions of Death 08- Pentagram 09- Deceptive Bells 10- Los Magandos Albüm: Trail Blazer Yıl: 1992 01- Secret Missile 02- Livin' On Lies 03- Vita Es Morte 04- Fly Forever 05- Time Bomb 06- Over The Line 07- The Planet 08- Brain On The Wall 09- No One Wins The Fight 10- Vita Es Morte (Live) 11- Powerstage (Live) 12- Holiday In The Sun Albüm: Anatolia Yıl: 1997 01- Anatolia (English Versiyon) 02- 1000 In The Eastland 03- Dark Is The Sunlight 04- Gündüz Gece 05- Stand To Fall 06- Give Me Something To Kill The Pain 07- Welcome The End 08- Anatolia (Turkish Versiyon) 09- On The Run 10- Time 11- Behind The Veil 12- Fall of A Hero 13- Sonsuz Albüm: Popçular Dışarı..! (Konser) Yıl: 1998 01- Before The Veil (Intro) 02- Behind The Veil 03- Welcome The End 04- No One Wins The Fight 05- Give Me Something To Kill The Pain 06- Vita es Morte 07- Gündüz Gece 08- Black Magic 09- Rotten Dogs 10- 999 11- 1000 In The Eastland 12- Anatolia Albüm: Unspoken Yıl: 2001 01- We Come From Nowhere 02- In Esir Like An Eagle 03- Unspoken 04- Lions In A Cage 05- Mezarkabul 06- Take My Time 07- Pain 08- Puratu 09- For The One Unchanging 10- This Too Will Pass 11- For Those Who Died Alone 2001 - Bir
(demo) 1. Trail Blazer Part 1 4:57 2. Rotten Dogs (Live) 3:36 3. Peace Sells (Live - Megadeth Cover) 4:05 4. Mephistopheles (Live) 3:30 5. Brain On The Wall (Live) 3:43 6. Rotten Dogs (Radio) 8:53 7. Anarchy In The U.K. (Live - Sex Pistols Cover) 3:25 8. Powerstage (Live) 4:46 9. Some Kind A Hate (Live - Misfits Cover) 2:58 10. Secret Missile (To Be Continued) 2:56 1987 1987, Pentagram'ın 4 Şubat 2007 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi'nde verdiği 20. yıl konserinin DVD'sidir.
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! Konu challenger tarafından (27/08/2008 Saat 14:38 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Üyelik Tarihi: 12/07/2008
Nerden: güzeller içinden
Mesajlar: 285
Tecrübe Puanı: 6
![]() ![]() ![]() |
güzel paylaşım:helal:
bende üye olurum :yuhuuu: Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear !
__________________
There's no love like your love
And no other could give more love There's nowhere unless you're there All the time all the way... ------------------------------ I'm sick of feeling |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
artık sende üyesin:yuhuuu:.........:p :D
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Metallica kimdir, Metallica biyografi
Müzik dünyası başarı hikayeleriyle dolu. Tesadüfen barda keşfedilen yetenekler, okul müsameresinde sesiyle dikkat çeken genç kız veya erkekler veya büyük bir grubun ön grubuyken prodüktörler tarafından keşfedilen gruplar... Metallica'nın varoluş hikayesi bunlardan hiçbirine benzemiyor. Son derece sıradan. Ama bir o kadar etkileyici... '70'lerin sonunda İngiltere'de heavy metale yeni bir soluk getiren New Wave Of British Heavy Metal akımı sert müzik seven her genç gibi San Francisco'lu lise öğrencisi Lars Ulrich'i de etkilemişti. Samson, Judas Priest, Saxon, Angel Witch, Venom ve Motörhead gibi gruplara gönülden bağlı Lars, 1981 yılında Metallica adı altında bir grup kurduğunda bir gün dünyanın en büyük gruplarından birinin temellerini attığından habersizdi. Metallica'da baterist Lars Ulrich'in yanısıra solo gitarda Dave Mustaine, basta Ron McGovney, vokal ve ritm gitarda ise James Hetfield yeralıyordu. Bir süre sonra basçı Ron McGovney gruptan ayrıldı ve gruba Mustaine ve Hetfield'ın arkadaşı Cliff Burton dahil oldu. O yıllarda Megaforce adlı plak firmasının sahibi karı koca Jon ve Marshall Zazula; Anthrax, Exodus, Testament, Overkill gibi birçok grubu bünyesinde toplamış, Amerika'da bir thrash/speed metal fırtınasının ilk sinyallerini veren bir atağa kalkmışlardı. Zazula ailesinin tüm bu gruplar arasında dikkatlerini çeken en önemli grup ise Metallica oldu. Distortion yüklü basgitar soundları, James Hetfield'ın o ana kadar kimsede görmedikleri makine gibi işleyen sol kolu ve biraz işlenirse her biri hit olabilecek besteleri Zazula'ları Metallica'yla 2 albümlük bir anlaşma yapmaya itti. Albüm çalışmaları sırasında gitarist Dave Mustaine, grup içi anlaşmazlıklardan dolayı gruptan ayrıldı ve Megadeth'i kurdu. Mustaine'in yerine o sıralar ilk albümleri "Bonded By Blood" üzerinde çalışan Exodus grubundan Kirk Hammett geldi. İlk albüm 1983 yılında "Kill'Em All" adı altında yayınlandı. Albüm metal dünyasında büyük yankı uyandırdı. Aynı yıl çıkan Slayer'a ait ilk albüm olan "Show No Mercy" ile beraber metal dünyasını değiştiren diğer albümlerden biri de buydu. Metallica'nın keskin ve kesik gitar riflerini ve distortion'lı bas soundunu bir dergi "Metallica'yı dinlerken sanki birinin sizi koşmanız için kamçıladığını hissediyorsunuz" yorumunu yapınca "thrash metal" adı verilen bir tür de beraberinde doğmuş oldu. "Ride The Lightning" 1984'te çıktı ve ilk albümden daha derli toplu sounduyla dikkat çekti. Bu arada heavy metal ve serseriliği yücelten şarkı sözleri, bu albümle yerini daha sosyal ve politik sözlere bıraktı. 1986 yılında Vertigo Records etiketiyle yayınlanan 3.albüm "Master Of Puppets" çıktığında Metallica yaşayan en büyük heavy metal grubu olarak anılmaya başlamıştı bile. Bu albüm için turneye çıktıklarında İsveç'e giderken bir otobüs kazası geçirdi grup. Grubun bas gitaristi Cliff Burton kazada hayatını kaybetti. Yerine Flotsam & Jetsam grubundan Jason Newsted dahil oldu. Newsted'ı kamuoyuna tanıtmaya yönelik olarak 5 cover parçadan oluşan "Garage Days Re-Revisited" EP'si 1987'de raflardaki yerini aldı. 1988 yılında yayınlanan "And Justice For All" albümü, mükemmel soundu ve şarkı sözlerinin yanısıra Cliff Burton için yazılan "To Live Is To Die" şarkısıyla da dikkat çekiyordu. Metallica anti video klip anlayışını da bu albümle bozdu. "One" adlı parçaya siyah beyaz bir klip çekildi ve Metallica bu sayede ilk kez single yayınlamış oldu. Aylar süren turneden sonra grup, prodüktörü Flamming Rasmussen'le yollarını ayırdı ve daha önce Bon Jovi ve Mötley Crüe gibi gruplarla çalışmış olan prodüktör Bob Rock'la anlaştı. Grubun amacı o ana kadar duyulmamış bir sound yaratmaktı. Bob Rock önce şarkıları düzenledi, sonra da stüdyonun akustiğini beğenmeyerek stüdyoyu yeniden inşa ettirdi. 1991 yılında yayınlanan "The Black Album" sade kapağıyla fırtına öncesi sessizlik gibiydi. İlk single "Enter Sandman" listeleri altüst etti. Albüm ise planlandığı gibi inanılmaz bir sound içeriyordu. Benzersiz gitar ve davul soundu "Nothing Else Matters", "Wherever I May Roam" ve "Unforgiven" gibi singlelarla sadece Amerika'da 7 milyonluk satış rakamını yakaladı. 3 yıla yakın turnede kalan Metallica, yeni albüm için gene Bob Rock'la çalışmayı seçti. Saçlarını kestirip, siyah tişörtlerini rafa kaldıran Metallica bu görüntüsüyle Anton Corjbin tarafından fotoğraflandı. 1996 yılında piyasaya çıkan "Load" albümü Billboard albümler listesine 1 numaradan girdi ve ilk 2 ayda 3 milyonluk satış rakamını yakaladı. Sık aralıklarla albüm yayınlamaya alışık olmayan Metallica, yeni imajıyla tepki gördüğü için bir yıl sonra "ReLoad" albümünü yayınladı. Metallica'yı eski haliyle görmeyi bekleyen fanlar hayal kırıklığına uğradı. Albümden çıkan Marienne Faithful katkılı single "The Memory Remains" listeleri alt üst etti. 1998 yılında tamamı cover parçalardan oluşan double albüm "Garage Inc." yayınlandı. Tekrar parçası yorumlanan isimler arasında Metallica'nın müzikal gelişimine katkısı olan Motörhead, Mercyful Fate, Misfits, Diamond Head, Queen ve Thin Lizzy gibi isimler vardı. Bu arada grup, yaptığı albümden çok Napster'a karşı açtığı savaşla gündeme geldi. İnternet ortamında şarkılarının serbestçe dolaşıyor olması Metallica'yı rahatsız etmişti, ama Metallica'nın bu ticari yaklaşımı da hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı. 300.000 kişi bilgisayarında Metallica parçası bulundurduğu için Napster'dan atıldı. 1999 yılında Metallica gene bir ilki gerçekleştirdi ve San Francisco Semfoni Orkestrasıyla "S&M" adı altında double bir albüm yayınladı. Daha önce yayınlanmamış 2 de yeni parça içeren bu albüm Metallica'yı tekrar zirveye taşıdı. Bu arada grup "Mission Impossible 2" filmi için seslendirdiği "I Diseppear" adlı şarkıya bir de klip çekti. 2001 yılında basgitarist Jason Newsted gruptan ayrıldığını açıkladı. Metallica bu duruma uzun vadede bir çözüm bulacağını, bunun albüm çalışmalarını aksatmayacağını duyurdu. Stüdyo çalışmalarında gruba eski Ozzy Osbourne ve Alice In Chains basçısı Mike Inez eşlik etti. Yıl sonunda James Hetfield alkol problemleri nedeniyle tedavi için hasteneye yattı ve çıktığında tekrar albüm çalışmalarına katıldı. 2003 yılında yayınlanan Metallica'nın St.Anger albümündeki tüm baslar grubun prodüktörü Bob Rock tarafından çalındı. Albüm sonrası ise gruba Rob Trujillo katıldı. Kill 'Em All, ABD'li Thrash metal topluluğu Metallica'nın ilk albümünün adıdır. Asıl adı olan "Metal Up Your Ass", distribütörler tarafından reddedilmiştir. Albümü dağıtmayı reddeden bu firmalar yüzünden albüme "Kill 'Em All" adı konmuştur. Kill 'Em All kayıtlara geçilen ilk thrash metal albümdür. Dave Mustaine, kendi şarkıları albümde olmasına rağmen, albüm daha yayınlanmadan gruptan çıkarılmıştır.
Ride the Lightning, ABD'li heavy metal topluluğu Metallica'nın ikinci albümü. 1984 yılında Elektra Records etiketiyle yayınlanmıştır. Toplam sekiz parça içermektedir. Metallica'nın çıkardığı bu albümün en hit parçası Fade to Black isimli baladdır. Şarkı bir klasiktir. Hala dünyanın her yerinde dinlenmektedir. Bunun yanı sıra For Whom the Bell Tolls isimli Ernest Hemingway klasiği romanın El Sordo karakteri ve dört adamının bir tepede kıstırıldığı can alıcı kesiti üzerine yazılmış aynı adı taşıyan parçaları da oldukça büyük etki yapmış ve bu müzik tarzında klasikleşmiştir. Bu albüm Metallica'nın çıkardığı ilk profesyonel albümdür. Bu albümle büyük çıkış yakalayan Metallica, bundan sonra Master of Puppets adıyla sert bir albüm çıkaracaktır. Gruptan 1983'te çıkarılan gitarist bugünkü Megadeth grubunun solisti Dave Mustaine'in besteleri, bu albümde de gruba önemli kaynak sağlamaya devam etmiş, albüme adını veren parçada bu durum kendini göstermiştir. The Call of Ktulu isimli enstrümantal beste, bu katkıların en önemlilerindendir. Dave Mustaine'in, henüz kendisi Metallica grubunda çalarken yazmış olduğu birkaç riff'i (Call Of Cthulhu, The Four Horsemen) kendi kurmuş olduğu grubu Megadeth'in birkaç parçasında Lars Ulrich ve James Hetfield'a gıcıklık olması için kullandığı söylenir.
Master of Puppets, ABD'li heavy metal topluluğu Metallica'nın üçüncü albümü. 21 Şubat 1986'da Elektra Records etiketiyle yayınlanmıştır. Grubun aynı yıl ölen basisti Cliff Burton'un çaldığı son Metallica albümüdür. Toplam sekiz parça içermektedir.Otoriterlerce grubun en iyi albümü kabul edilir. Albüm trash tarzında hazırlanmıştır. Metallica bu albümle metal dünyasında en çok aranan gruplardan biri oldu. Hiçbir şarkıya klip çekilmemesine rağmen Amerika listelerinde 6. sıraya kadar yükselen Master Of Puppets albümünde özellikle bass gitarist Cliff Burton'un yazdığı bir bass gitar riffi üzerine kurulan Orion şarkısı onun ölümünden sonra adeta kendisi ile bütünleştirildi ve müzikal dehası otoriteler tarafından tartışmasız kabul gördü.
The $5.98 E.P.: Garage Days Re-Revisited, ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın Ekim 1987'de çıkardığı albümün adıdır. Jason Newsted'in bas gitar çaldığı ilk albümdür. James Hetfield'in notlarına göre, albümün kaydı altı günde tamamlanmıştır. Grup, hayranları ederinden fazla ödemesinler diye, hem albümün kapağına hem de albümün adına, The $5.98 EP... şeklinde dolar cinsinden fiyatını eklemiştir.
And Justice for All, Metallica'nın 25 Ağustos 1988'de Elektra Records tarafından satışa sunulan 4. stüdyo albümüdür. Basçı Jason Newsted'in dahil olduğu, aynı zamanda da önceki basçı Cliff Burton'ın olmadığı (Eylül 1986'da ölmesi nedeniyle) ilk stüdyo albümüdür. Albüm kapağındaki resim, Adalet Tanrıçası (Lady Justice) heykelinin çatladığı, iplerle bağlandığı ve terazisinin adalet yerine parayı ölçtüğünü anlatmaktadır.
Metallica, Metallica'nın 12 Ağustos 1991'de Elektra Records tarafından satışa sunulan 5. albümüdür. Black Album olarak da adlandırılır. Metallica albümleri içinde, sadece ABD'de 14 milyon ile en çok satış yapan albümdür.
Load, ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın Haziran 1996'da çıkardıkları 6. albümlerinin adıdır
ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın, 18 Kasım 1997'de Elektra Records etiketiyle çıkardıkları 7. albümlerinin adıdır.
ABD'li thrash metal grubu Metallica'nın, 24 Kasım 1998'de çıkardıkları 8. albümlerinin adıdır.
2. disk
S&M, (Symphony & Metallica). ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın, San Francisco Senfoni Orkestrası ile birlikte 21-22 Nisan 1999 tarihlerinde verdikleri canlı konser kayıtlarını içeren ve 23 Kasım 1999'da Elektra Records etiketiyle çıkardıkları 9. albümleri. Senfonik düzenlemeleri ve orkestranın şefliğini Michael Kamen yapmıştır. Konserde daha önce hiçbir albümlerinde yer vermedikleri "No Leaf Clover" ve "Minus Human" isimli iki parçayı da seslendirmişlerdir. 1. disk
2. disk
St. Anger, ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın, 5 Haziran 2003'de Elektra Records etiketiyle çıkardığı 10. stüdyo albümlerinin adıdır. Grubun bas gitaristi Jason Newsted'in 17 Ocak 2001'de gruptan ayrılması ve diğer çeşitli sebeplerle sıkıntılı zamanlar geçiren grubun dağılacağı iddialarının ortasında çıkmıştır. Bir dönem Ozzy Osbourne'nin bas gitaristliğini yapan Robert Trujillo 2003 yılında gruba katıldı, fakat o sırada albüm kayıtları sona ermek üzere olduğundan bas gitarı o değil, aynı zamanda prodüktörleri olan Bob Rock çaldı. Albüm eleştiri yağmuruna tutulsa da hayranlarından büyük ilgi gördü. Eleştiriler James Hetfield'in vokalinden Lars Ulrich'in davuluna kadar varan boyutlardaydı. St. Anger, grubun şu anda piyasada olan sondan ikinci albümüdür. Tarz olarak diğer albümlerden kısmen de olsa farklıdır. Thrash metalden zamanla uzaklaşan grup bu albümünün tarzını garage punk olarak belirledi.
Cunning Stunts 1997 yılında Amerika'nın Teksas eyaletinde yapılan efsane Metallica konseri. Load albümünün çıkmasından sonra yapılmıştır. Belki de Load dönemindeki Metallica'nın en iyi sahne performanslarından biri sergilenmiştir. Dvd'nin süresi 2 buçuk saat kadardır. Creeping Death, Enter Sandman, Sad But True gibi klasiklerin arasına Ain't My Bitch, Hero of the Day ve King Nothing gibi yeni dönem Metallica'sının şarkıları da harmanlanmıştır. Ayrıca 1997 çıkışlı Reload albümünden iki şarkı, Fuel ve kısmen de olsa Bad Seed çalınmıştır. Konserin bis'leren önceki son kısmında kısa bir Kill'em All ve Ride the Lightning medley'i sergilenmiştir. Türkçesi "Kurnaz Dublörler" olan Cunning Stunts'ın son kısımlarında da seyircileri bir sürpriz beklemektedir. 1. Disk
2 .Disk
Death Magnetic Dünyanın en büyük Thrash Metal gruplarından Metallica'nın 12 Eylül 2008'de tüm dünyada aynı anda piyasaya süreceğini açıkladığı yeni albümünün adıdır. Prodüktörlüğü Rick Rubin tarafından yapılan albüm 10 şarkıdan oluşmaktadır. Bu albüm ayrıca 2003 yılından beri Metallica'nın basçısı olan Robert Trujillo'nun grupla kaydettiği ilk albümdür. Grubun röportajlarında verdiği bilgiye göre albüm Thrash Metal ağırlıklı olacaktır. James Hetfield'in bir şarkıda Death Magnetic diye bağırması sonucu grup elemanları bunun güzel olabileceğini düşünerek albüme Death Magnetic adını vermiştir. Albümden çıkan ilk single 4. şarkı olan The Day That Never Comes olacaktır. Ağustos ayında klip çekimleri yapılan şarkının Ağustos sonunda yayınlanması beklenmektedir. Albümün en dikkat çeken parçası ise The Unforgiven III. Önceki iki şarkıyla nasıl bağlanılacağı merak edilen şarkıyla ilgili solo gitarist Kirk Hammett diğer Unforgivenlarla tek bağının ballad olduğunu söylemiştir.
Live Shit: Binge & Purge Metallica'nın 1989 Seattle konseri ve 1991 San Diego ve Mexico City konserinin kayıtlarını barındıran konser DVD si başta VHS formatında yayınlanmış olup sonradan DVD olarak tekrar yayınlanmıştır. Seattle konseri grubun 'Damaged Justice' turundan, diğer konserler de 'Wherever We May Roam' turundan alınmıştır. Seattle konseri grubun bugünlere gelmesinin nedenlerinin bir kanıtı gibidir (olağanüstü şarkılar ve performanslar)Seattla konseri metal müzik tarihinin en iyi konserlerindendir tek sorun o konser de Hit The Ligths parçasını çalmamalarıdır. San Diego konseri ise grubun müziği biraz geriye çekip eğlenceli ve oldukça uzun bir performans gösterdiği bir şovdur. Bu konserde çalınan Seek and Destroy, vokalde Jason Newsted'in olmasının grup tarihinde özel bir yeri olması ve Jason'ın vokal yeteneğini göz önüne sermesi bakımından önemlidir. San Diego 92' konseri albümü oldukça iyi satışlarla Metallica'nın bugünlere gelmesinde önemli rol oynamıştır. 1.DVD 1992 yılıda The Sports Arena, San Diego'da kaydedilmiştir. Bu konserin playlisti de sıralama dışında hemen hemen aynıdır. Konser, grubun vokal ve ritim gitarlarını üstlenen James Hetfield ile grubun davulcusu Lars Ulrich'in davulda karşılıklı atışmalarının bulunduğu keyifli bir bölümüde içermektedir. 2.DVD 1989 yılında The Seattle Coliseum, Seattle'da kaydedilmiştir. Playlist ozamana kadar yayınlanmış olan hit şarkılarından oluşmaktadır. Ayrıca 'Last Caress','Am I Evil?' ve 'Breadfan' şarkılarının coverları bulunmaktadır. Bunu yanı sıra konserde ...And Justice For All isimli parçalarını çaldıkları sırada bu parça ile aynı ismi taşıyan albümün kapağında da yer alan adaleti simgeleyen kadın figürünün sahne arkasında duran dev heykelinin yıkılışı ile de seyirciye güzel bir şov hazırlanmıştır. 1. disk
2. disk
3. disk
VHS/DVD 1 - San Diego 1992
VHS/DVD 2 - Seattle 1989
No Life 'Til Leather, ABD'li thrash metal grubu Metallica'nın uzun süre elden ele dolaşan, solo gitarlarda Dave Mustaine'nin olduğu ilk demosu. Albüm adını "Hit The Lights" şarkısından gelmektedir. Bu albümdeki şarkılar sonradan Kill 'Em All albümünde tekrar işlenmiştir. Fakat "The Mechanix" şarkısının ismi değişerek "The Four Horsemen" olmuştur.
Some Kind of Monster, ABD'li heavy metal grubu Metallica'nın 2004'de çıkardığı albümün adıdır.
The Videos 1989-2004 Metallica'nın 1984 ve 2004 tarihleri arasında çekmiş olduğu DVD albümdür. DVD satışa sunulduğunun ilk haftasında 28,000 tanesi satılmıştır. Warner Bros. tarafından kayıda alınmıştır.
Bonus Kayıtlar [değiştir]
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: 23/06/2008
Yaş: 20
Mesajlar: 3,179
Tecrübe Puanı: 20
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ülkemizin Vazgeçilmezleriden Bazıları...
ŞEBNEM FERAH ![]() 12 Nisan 1972 yılında Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem'in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya. İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesinde " yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini tanımasına , tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş. Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında " Pegasus " adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem , 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna " Odtü Ekonomi " Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince " İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı " bölümüne kaydolmuş. 1994 yılında " Volvox " grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş. Daha sonra " 15 Kasım 1996 Cumartesi " günü " KADIN " adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu " Vazgeçtim Dünyadan " adlı parçasına çeken Şebnem , Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları " Yağmurlar " , " Bu Aşk Fazla Sana " ve " Fırtına " adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini " 04 Nisan 1997 " de " İzmir Ege Üniversitesi " nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı. Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra " 24 Haziran 1999 Perşembe Günü " ikinci albümünün ilk klibi " Bugün " müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih " 30 Haziran 1999 Çarşamba " yı gösterdiği zaman " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " şarkısına geldi , klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı. İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece " 03 Ekim 2001 " tarihinde " Perdeler " adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem , İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video , albümle aynı adı taşıyan " Perdeler " şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra " Sigara " şarkısı da , renkli cam da boy göstermeye başladı. "İki yıl aradan sonra , tarih " 12 Mayıs 2003 Pazartesi Günü " yeni albümünün ilk videosu " Ben Şarkımı Söylerken " müzik kanalarında dönmeye başladı. " 15 Mayıs 2003 Perşembe Günü " " Kelimeler Yetse " adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar , Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında albümünden 2 şarkıya daha video klip çekti.. Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi ve hala vermeye devam ediyor.." Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah'ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi şarkıcıya geri vokalleriyle , kimisiyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra bir çok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur.. Geri vokal yaptığı sanatçılar ; Sezen Aksu , Sertab Erener , Levent Yüksel , Nilüfer , Demir Demirkan , Tüzmen , Yaşar Gaga , Ajda Pekkan , Özlem Tekin , Tarkan , Çelik , Teoman , Haluk Levent . Düet yaptığı sanatçılar ; Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı) , Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher) , Kargo (Kalamış Parkı) , Teoman (iki yabancı). Ayrıca Bülent Ortaçgil'e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan " Değirmenler " şarkısını da yorumlamıştır. Bu çalışmaların dışında ; " Little Mermaid " (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan " O Dünyada " isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen Ve Aydan Şener'in Oynadığı bir filmde ise , söz ve müziği Demir Demirkan'a ait olan " Ay Işığında Saklıdır " adlı şarkıyı seslendirmiştir Albümleri: KADIN: (1996)
ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM: (1999)
PERDELER (2001)
CAN KIRIKLARI (2005)
Notice: This Ad only show to guest, please register now to disappear ! |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Sosyal Sitelerde Paylaş |
| Etiketler |
| fan clup, metal, rock |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Forum | Yasal Uyarı |
|
vBulletin® Sürüm 3.8.7 ile tasarlanmıştır.
Telif Hakkı ©2000-2012 Mavietki.com - Tüm hakları saklanmış, saklanbaç oynuyor. Bize ulaşmak isteyen destek@mavietki.com (msn) adresini kullanabilir. |
Mavietki genel forum sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o mesajı/konusunu/resmi paylaşan kullanıcıya aittir ve, supply@mavietki.com adresine mail atildiği taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir. |